Fren teknikleri
Halit Bolkan

13.05.2009 - 14:27
Doğru fren yapmayı bilen ve uygulayabilen bir sürücünün hayatta kalma şansı yüksek olduğu gibi canlı bir engelin yaşama şansını da arttırır. Aracınız ABS ile donatılmışsa işiniz daha kolaydır. Daha önce de bahsettiğimiz gibi ABS tekerleklerin kilitlenmesini önleyerek size, ayağınız frendeyken bile manevra şansı verir.

Fren yapma kuralları duruma göre farklılık gösterir. Örneğin, trafik önünüzde tamamen durduysa ve kaçacak yeriniz yoksa, yapabileceğiniz tek şey, durumu fark ettiğiniz anda fren ve debriyaj pedallarına aynı anda basmanızdır. ABS’li araçlarda fren pedalına bütün gücünüzle basmalısınız. Böylece en kısa duruş mesafesini elde edersiniz. ABS donanımı olmayan araçlarda durum biraz daha karışıktır. ABS’siz araçlarda duruş mesafesini tayin eden en önemli unsurlardan biri lastiklerdir (ABS’li araçlarda da önemli). Doğru hava basıncına sahip, diş derinliği 3 mm’nin üzerindeki lastiklerle duruş mesafesi kısalır. Ancak bu durumda da lastiğin hamur setliği ve ısısı önemli rol oynar. Yumuşak hamurlu lastikler ideal çalışma sıcaklığında en iyi performansı gösterir. Sert hamurlu lastiklerin fren performansı, kuru zeminlerde yumuşak hamurlu olanlara göre daha düşük olabilir. Bu nedenle lastiklerinizin sert frenlerde hangi aşamada kilitlendiğini iyi bilmeniz gerekir. Tehlikeyi fark ettiğiniz anda frene ve debriyaja bastığınızda lastiklerin mümkün olduğunca kilitlenmemesine özen gösterin. Kilitlenmiş lastikler, tozlu ya da ıslak bir zeminde fren mesafesini uzatacaktır. Fren esnasında tekerleklerin kilitlenirse fren pedalını biraz gevşetin, sadece biraz. Tekerleklerin dönmeye başlamasıyla basıncı tekrar arttırın. Bu arada aracın önüne değil ileriye bakarak olası bir kaçma manevrası için hazırlık yapmaya çalışın. ABS’siz araçlarda fren sisteminin sağlıklı çalışması, arka fren ayarlarının doğru olması da düz bir doğrultuda duruş yapmak için önemlidir. Her iki tip araçta da yük artışıyla birlikte duruş mesafesinin uzayacağını unutmayın.

Önünüze ani bir engelin çıktığı durumlarda yapılması gereken ise önce sert fren yapmak, eğer engele çarpma riski doğuyorsa engelden kaçtıktan sonra kendi şeridinize dönmenizdir. Engelden kaçış manevrası için öncelikle engele değil kaçış yönüne bakmanız gerekir. Engele bakarsanız zamanlamayı doğru yapamazsınız. Engele yaklaştığınızda aracınızda ABS yoksa ayağınızı fren pedalından kaldırıp, ABS sistemi varsa freni bırakmadan seri direksiyon hareketleriyle engelden kaçın. Direksiyonu zamanında ya da yeteri kadar çevirmezseniz engele çarpmaktan kurtulamazsınız.

Eğer viraj dönerken bir engelle karşılaşırsanız aracın dengesini bozmadan fren yapmak zorundasınız. Çünkü, viraj dönerken aracın ağırlık dağılımı virajın dış kısmına doğru yığılır. Buna bir de frenin yarattığı ağırlık transferi eklenirse stabilite kaybolur ve araç savrulur. Bu nedenle aracın stabilitesini bozacak kadar sert frenlerden kaçınıp, eğer mümkünse engel aşma manevrasını gerçekleştirmeniz gerekir. Bu tip bir tehlikeyi yaşamamak için virajlara girerken mutlaka hızınızı düşürün.

Kar ve buz gibi kaygan zeminlerde fren yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli husus sert hareketlerden kaçınmaktır. Bu tip zeminlerde hızı düşük tutmak, takip mesafesini uzatmak ve fren pedalını yumuşak kullanmak en iyi yöntemdir.

Önden kayma (understeering) ve arkadan kayma (oversteering)

Viraj kanarlarında, yoldan çıkmış otomobilleri sık sık görürüz. Bu araçları yol dışına taşıyan olay, tutunma limitlerinin aşılmasıdır. Normal şartlarda, lastiklere uzunlamasına ve yanal güçler etki eder. Bu güçleri doğuran sebepler, çekiş, fren ve viraj dönüşüdür. Bu güçlerin büyüklüğünü ve yönüne ortaya çıkaran ve lastiklerin tutunma limitlerini ortaya kayan ölçüm sistemi “Kamm Dairesi” adını taşır. Eğer bu güçlerin toplamı dairenin sınırları içinde kalırsa lastiğin tutunması yeterli düzeydedir. Eğer toplam güç, dairenin dışına taşıyorsa yani lastiğin taşıyabileceği kuvvet miktarını aşmışsa kayma da başlamış demektir.

Önden çekişli araçlarda çekiş gücü önde, arkadan itişlilerde de arkada olduğu için bu iki tip araç virajlarda farklı tepkiler verir. Önden çekişli bir aracın ön lastiklerindeki toplam güç dairenin dışına taşıyorsa önden kayma (understeering) başlar. Arkadan itişli bir araçtaysa aynı durumda arkadan kayma (oversteering) olayı yaşanır. Aşırı yük transferlerinde her araç önden ya da arkadan kayabilir.

Bir viraja hızlı giren önden çekişli aracın ön lastikleri çekiş ve yanal gücün oluşturduğu toplam yükü taşıyamadığı zaman aracın önü viraj dışına doğru açılmaya yani önden kaymaya başlar. Sürücü bunu ilk olarak direksiyon simidinin hafiflemesinden anlayabilir. Ayrıca lastiklerden ötme sesi gelmeye başlar. Bu durumda yapılması gereken şey, gazı azaltmaktır. Böylece lastiklere binen çekiş gücü azalacak ve lastikler taşıyabilecekleri kadar gücü yüklenmiş olacaktır. Ayrıca dönüş açısı da biraz azaltılıp yanal yük de biraz hafifletilebilir. Önden kayma durumunda kesinlikle direksiyonu gidilmek istenilen yöne doğru daha fazla çevirmeyin; hiçbir işe yaramaz. Viraja hızlı girmenin yanı sıra viraj içinde ani hızlanma istekleri de önden kaymaya sebep olabilir. Önden kaymayı durdurmak için gaz pedalı aniden bırakılırsa bu kez ani ağırlık transferi nedeniyle arkadan kayma başlayabilir. Bu durumda hafif ama seri kontra direksiyon hareketiyle birlikte gaz pedalına uygun miktarda basmak gerekir.

Arkadan itişli bir araç, viraj içindeki hatalara arkadan kayarak (oversteering) cevap verir. Bu hatalar, viraja hızlı girmek, viraj içinde ani hızlanma ve ani yavaşlamadır. Bu tip durumlarda aracın arka kısmı viraj dışına doğru açılmaya, aracın ön kısmı ise virajın içine doğru dönmeye başlar. Sürücünün görüş çizgisi de virajın içine doğru kaymaya başlar. Bu durumda sürücü kendi hissettiklerine çok güvenmemeli; çünkü sürücü, aracın dönüş merkezine çok yakın oturduğu için hareketi ancak çok ileri boyuta vardığında algılayabilir.

Araç arkadan kaymaya başladığında hemen debriyaj pedalına basıp mümkün olduğunca çabuk kontra hareketi yapılmalı. Debriyaj pedalına basıldığında motor freni gücünün arka tekerleklerin yanal güç potansiyelini azaltması engellenir. Otomatik şanzımanlı araçlarda vites D konumundayken çekişin gerçekleştiği tekerlekler üzerindeki motor freni etkisini en hızlı şekilde azaltır. Kontra direksiyon hareketlerine tepki alındığında ve araç ilk istenilen yöne doğru hareket etmeye başladığında direksiyon simidi eski pozisyonuna getirilmeli. Aksi takdirde aracın arka bölümü yalpalayabilir. Bu nedenle tam bir kontra hareketi yerine iki kısa kontra hareketi daha başarılı sonuç verir.
Okunma: 6826
Yazarın diğer yazıları
Kullanıcı Adı:
Şifre:
TEKNİK BİLGİLER
Termik verim
Termik verim; yakıtın yanması sonucunda oluşan ısı enerjisine karşılık, motorun bu enerjiyi faydalı iş haline dönüştürme oranıdır. Yanma sonunda oluşan ısı enerjisinin büyük bir kısmı soğutma ve yağlama sistemi ile yanmış egzoz..