Formula 1 sezon değerlendirmesi
Mahir Bayındır

06.11.2009 - 21:35

Otoplato yazarlarından, Türkiye Şampiyonu eski ralli pilotu ve Formula 1 yorumcusu Mahir Bayındır, 2009 yılı Formula 1 sezonunu ağır şekilde eleştiren bir sezon değerlendirmesi yaptı. Mahir Bayındır'ın, Otoplato'ya yazdığı değerlendirme yazısında belirttiği görüşleri şöyle:

"2009 değerlendirmesine Formula 1 başlangıcından beri bu kadar rezalet, haksızlık ve bu kadar entrika dolu bir sezon yaşamamıştı diye başlamak yanlış olmayacaktır.

2009 sezonunda markalar ve sürücüler şampiyonunun belirlenmesine etki eden faktörleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

* Kural değişikliklerine uyumlu veya kuralların boşluklarını kullanabilecek yeni aracın hazırlanma başarısı
* Arka difüzör ile ilgili sezon içinde kabul görecek otomobilin hazırlanması
* Sezon içinde geliştirilen otomobillerin test yasağından dolayı denenememesi ve bunun getirdiği dezavantajlar
* Sürücüler şampiyonasında İngiliz hakimiyetindeki takım yönetimlerinde İngiliz pilotların kayırılmaları
* Ferrari’nin sezon ortasında havlu atması ve aracın geliştirilmesini durdurması, Massa’nın kazası ve Raikonnen’in nerede ise en zayıf araba ile yalnız kalması
* Brawn pilotlarının ilk 6 yarışta sergiledikleri performansa karşılık diğer takımlar veya pilotların geri kalan yarışlarda sürekli başarı sağlayamamaları, puanların dağılması

Hepinizin bildiği gibi kural değişikliklerinden sonra yeni sezona en kötü başlayan takımlar beklentiler göze alındığında Mc Laren ve Ferrari oldu. Çünkü 2008 sezonunun son yarışına kadar sürücüler ve markalar şampiyonasında mücadele verdikleri için yeni otomobilin yapımına diğer takımlardan geç başladılar ve difüzörle alakalı FIA nın iki yüzlü davranışından olumsuz etkilenen takımlar arasına girdiler. Özellikle Ferrari difüzör konusunda FIA ya danışmış ve yazılı olarak olumsuz görüş aldığı için bu konuda çalışma yapmamıştı. Bunu araçlarında FIA'nın olumsuz görüş belirttiği şekilde kullanan Brawn ilk altı yarışta tur başına yarım saniye gibi avantajlar elde etti.

Difüzör konusunda yanılan veya yanıltılan takımlar içerisinde Renault, Redbull, BMW gibi puan sıralamasında savaş veren firmalar da katıldılar. Bu takımların bazıları (RedBull gibi) FİA ya verdikleri toplu itirazın reddedilmesinden sonra takvim ve test yapamama sorunlarından dolayı araçlarının şase başarısıyla ancak 8. yarıştan itibaren arayı gerçek anlamda kapama şansı buldular veya bazıları ne yaptı ise sezon sonuna kadar ilerleyemedi.

Örneğin BMW, Renault ve Toyota daha önceki sezonlarda başa güreşmeye alışık takımlar içerisinde en kötüleri olarak öne çıktılar ve bu başarısızlık önce BMW nin sonra Toyota’nın Formula 1 den çekilmesini beraberinde getirdi ki bu aslında Formula1’in şu an karanlık gözüken geleceğinde iki önemli üreticinin olmaması ve popülaritesine katkıda bulunabilecek iki devasa pazarlama bütçesinin de çekilmesi demek oluyor.

Difüzör konusunu biraz daha irdelemek ve FIA’nın nasıl davrandığını ortaya koymak için sadece sonuçlara değil bir iki fotoğrafa da bakmak gerekir. Bu konuda geçmişin en büyük ve başarılı takımları kuralları aynı yorum ile uyguladılar. Ancak Brawn bunu diğer takımlardan farklı olarak aracın performansını çok yukarı çekecek bir başka şekilde uyguladı ve sezonun ilk altı yarışında fırtına gibi esti. Diğer takımların ilk yarışla birlikte itirazı ancak 3. yarış sonrasında açıklığa kavuştu ve bana göre aslında doğru yaptıkları uygulama FIA tarafından Brawn lehine değerlendirildi ve sezon haksız bir şekilde erken bitti. FIA’nın Max Mosley önderliğinde verdiği bu garip ve taraflı kararın nedenleri kanımca şöyle:

* Uzun süredir başarılı olamadıkları için McLaren haricinde Bir ingiliz takımını ön plana çıkarmak
* Uygulamaya koymak istediği bütçe kısıtlamasında kendine karşı çıkan FOTA'yı dizginlemek adına bütçesi en kısıtlı takımın başarılı olmasını temin etmek
* Yıllardan beri süren Ferrari, McLaren, Renault ve FOTA hegamonyasını kırmak

Brawn, ilk yarışlardaki başarısından ve sezonun erkenden şekillenmesinden sonra takımın içerisinde kimin şampiyon olacağına yoğunlaştı, nedense sıralamalarda takımın iyisi olan Barrichello’nun otomobili yarış sırasında yürümez oldu. Yarış içerisinde takım taktik değiştirdi, bu Button lehine uygulandı, yeni taktikten habersiz Barrichello Button’un önünde giderken, Button pite önce girdi başka taktikle çıktı, sonra giren ve taktik değişmese avantajlı olan Barrichello’ya yeni taktik uygulanmadı, üç kez pit stop problemi yaşandı. Bu sıkıntılar sonunda Barichello yarışları Button’ın önünde bitiremediği gibi genellikle Pit stoplardan sonra araya başka pilotlar girdi. Hep doğru ve herkesin uyguladığı taktikler Button’a uygulandı, Barichello farklı taktikle yarıştırıldı, bunlara rağmen ilk altı yarıştan sonra daha fazla puan toplayan Button değil, Barrichello oldu.

Aslında bu bir takımda Button’un ilk kollanması değil. Button ingiliz yöneticilerin elindeki eski adı ile Honda takımına ilk geldiği andan itibaren takım arkadaşı Villeneuve’in arabasi yürümemeğe ve sürekli yolda kalmaya başlamıştı. Villeneuve, Button’un kollandığını iddia etti ve takımdan ayrıldı. Takım ise Villeneuve’nin yaşlandığını, yavaşladığını iddia etti. Formula1 en renkli ve hızlı pilotlarından birini bu arada harcamış oldu. Derken takımın başarısız gidişine bir İngiliz çözümü bulundu ve iflas etmiş David Richards, başarısız Honda’nın başina Eclestone ve Mosley’in baskısı ile getirildi. Nedense David Richards döneminde Ferrari’den gelen başarılı, her yarışta yeni takım arakadaşını geride bırakmış bir tarihçesi olan Barrichello hep Button’un arkasında kaldı. David Richards’ın takıma hiçbirşey veremediğini fark eden Honda takımın başına bu işin tartışmasız en önemli isimlerinden Ross Brawn’ı 2008 de getirdi. Brawn aracı inceledi ve bununla bir başarının söz konusu olamayacağını, aracın geliştirme sürecinde sezonun biteceğini ve yeni sezonda kuralların değiştiği için geliştirilen aracın kullanılmasının mümkün olmadığını takıma bildirdi. Mevcut otomobille geliştirme olmadan sezonun bitirilmesini, kendisinin 2009 yılında kullanılacak araca hemen başlaması için izin istedi. Honda bu aşamada projeye onay verdi . Bu süreç içinde tüm takım yeni araca konsantre oldu ve takım 2008 de nerede ise hiç özel ilgi görmeden yarıştı. Bu kompozisyonda bir İngiliz pilotun korunması ihmal edildi. Tahmin edersiniz sezon boyunca sıralama ve yarışlarda Button istisnasız hep Barrichello’nun gerisinde kaldı.Bu rada Honda aynı sezon sonunda ekonomik nedenlerle F1den çekilme kararı verdi. Brawn sezon needeyse başlarken sadece kısıtlı bir Virgin sponsorluğunda ve Mercedes'ten motor taahhüdü ile takımı borçlarına karşılık satın aldı.Yani bu başarının asla küçümsenmemesi de gerekir. Ama şampiyonluklara kadar varacak gelişmeyi kendi tahmin edermiydi iyice düşünmek gerekir.
Ross Brawn elbette bir dahi, ancak başarısını temel nedenleri inanılmaz tecrübesi, yarış stratejilerini iyi bilmesi ve işe herkesten önce başlaması. Bu yıl olduğu gibi kimsenin kullanmadığı tarzda difüzörün ve yeni anlaştığı Mercedes motorunun avantajlarıyla takımına erken başarıyı getirdi. Bu erkencilik ise onlara hem takımlar hem de pilotlar şampiyonalarının ünvanlarını getirdi. Çünkü tüm bu avantaj ve diğer takımların dezavantajına rağmen sezonun ikinci yarısında Brawn takımlar içine 3. başarılı otomobil seviyesine düştü. Ferrari geliştirmeyi durdurmasa sezon sonunda 4. olacaktı. Unutmayın tüm dezavantaja rağmen Vettel Mercedes motoru kullanıyor olsa şampiyondu.

FIA bütçe ve kural değişiklikleri gibi diğer konularda hep karşına çıkan FOTA'ya 2009 da savaş açtı. FOTA yı götüren aslında 3 takım ve patronları idi. Bu takımlar bidiğiniz gibi Ferrari, Mc Laren ve Renault ‘ydu her kavgada da hep öne çıkan Briatore ve Ron Dennis idi. Gerek FIA, gerek Ecclestone, gerek bu takımlar ve patronları zaten sütten çıkmış ak kaşık değillerdi. Ron Dennis yönetiminde McLaren 2007 de Ferrari’nin teknik çalışmalarını çalmış, ceza yemiş ve yıpranmıştı. 2009 sezonunun başında ise Hamilton yaptığı engelleme için komiserlere yalan söyledi, sonra bunun takımdan gelen emirle olduğu ortaya çıktı. Bu FIA'nın aradığı fırsattı. Mc Laren den cezanın büyüğünü yememesi için perde arkasında Ron Dennis’in takımdan geri dönmemek üzere gönderilmesini istedi ve McLaren bu diyeti ödeyerek kurtuldu.

Sonra sıra Briatore’ye geldi. Briatore’nin, eski şampiyon babasının mali desteği ve ünvanlarının ittirmesiyle bu yarışlara yükselebilen kabiliyetsiz Piquet Jr.’u takımdan kovması FIA'ya beklediği fırsatı yarattı. Piquet 2008 de Singapur’da son derece tartışmalı bir kaza yapmış, yeri ve zamanı açısından çıkan güvenlik aracı sonrasında yarışa sonuncu başlayan Alonso yarışı birinci bitirmiş ve kafası çalışan herkes bunun şike olduğundan kuşkulanmıştı. Piquet takımdan yollanır yollanmaz FIA ile anlaşarak takımın şike yaptığını bunun kendisine Briatore tarafından emredildiğini itiraf etti. Sonunda Briatore süresiz F1 den men edildi, Renault ‘ya bir daha yapma dendi ve şikeyi yapan Piquet ve yarışı bu sayede birinci bitiren Alonso hiç bir ceza almadı.Bu işin üzerine o zaman gidilmediği için Massa bir puan farkla Dünya şampiyonu ünvanını kaçırdı. Hamilton son yarış son virajda Alman Glock’un otomobilini hafif kaydırmasıyla (!) aldığı bir sıra ile şampiyon oldu ve tarihe geçti, ya Massa?

FIA Briatore’den de bu şekilde kurtuldu, ayrıca bir yıl önce McLaren’in Ferrari’den yaptığı hırsızlığı "takımla kavga ettiği için" ortaya döken Alonso’ya borcunu ödemiş oldu. Mosley de bütçe kısıtlaması kavgası sırasında istifasını şart koşan ve kabul ettiren FOTA liderinden intikamını almış oldu.

Sonuç olarak son iki Formula 1 sezonundan akılda kalanlar...

* FIA, Mosley, Eclestone, Ron Dennis, Briatore ve bir sürü pislik
* Hırsızlıktan sabıkalı ve yalan söyleyen McLaren
* Yalancı Hamilton
* İhbarcı Alonso
* İhbarcı ve şikeci ama ceza almayan Piquet
* Şampiyon Brawn
* İte kaka şampiyon Button

Bu arada Ferrari Alonso’ya bu dünyanın en çok oturulmak istenen sürücü koltuğunu vererek borcunu (!) ödedi. 2010 da sözleşmesi bitmeden Raikkonen’i yolladı, Alonso’yu aldı. Bunu yaparken hangi mali kaynakları kullanıyordu derseniz, Ferrari’nin parası bol, çünkü Alonso’nun Mc Laren’in hırsızlığı ile ilgili Mc Laren pilotu iken Ferrari’nin lehine ifade verdiği için 2007 de Mc Laren’in aldığı tüm Markalar Şampiyonası puanları silindi ve bu sayede Ferrari markalar şampiyonu oldu. Mc Laren’in şampiyonluk için alacaği 125 milyon dolar Ferrari’nin kasasına girdi. Bunun 49 milyon doları ile Raikonen’in tazminatını , 24 milyon doları ile Alonso’ya bu güne kadar görmediği ücreti ödersen, yine de 52 milyon doların cebinde kalır. Bu arada Alonso ile beraber anlaştığı İspanyol Santander firmasından alacağı sponsorluk parası da bir başka girdi.

Elbette Alonso çok iyi bir pilot. Ama kim olursa olsun içinde bulunduğu takımı, Hamilton’u kolluyorlar diye satan, şike yapılan takımda utanmadan birinci olan Alonso’nun Ferrari gibi F1 in en köklü ve karizmatik takımında işi ne? Şikeden Alonso’nun haberi olmaması mümkün mü? Singapurda şike olmasa Massa üçüncü yerine birini olmayacakmıydı? Bu sayede Hamilton Massa’yı 1 puan ile geçip şampiyon olmadı mı? Alonso Takım arkadaşı Massa’nın yüzüne nasıl bakacak?

Bunları okuduğunuzda eminim aklınıza bir yarış değil, olsa olsa Dallas dizisi gelir.

Dallas’da Ceyar (JR) bir tane idi. Burada takımından, pilotuna, yöneticiden, idarecisine, kural koyucusuna herkes Ceyar, bir sürü pislik.

Umarım geçmişi başarılar ile dolu Jean Todt FIA başkanlığında tüm bunları temizler, 2010 da sadece kendi işine bakan Raikkonen yeni bir takımda şampiyon olur. Piquet, Briatore ve benzerleri bu arenadan temizlenmeye devam eder ve temiz bir sayfa açılır.

Son söz olarak da "Senna’nın ölmesi Formula 1 için iyi oldu " diyerek, ağzından çıkanı kulağı duymayan Ecclestone bir şekilde emekli olur, bu da Formula 1'in geleceği için en hayırlısı olur." demek isterim.
Okunma: 2039
Yazarın diğer yazıları
Kullanıcı Adı:
Şifre:
TEKNİK BİLGİLER
Otomatik iklimlendirme kontrolü
Sürüş konforunu arttırmak için tasarlanan klimaların tam otomatik versiyonları konforu ikiye katlıyor. Sürücü ve yolcu için ayrı ayrı ayarlanabilen otomatik klimalar aynı zamanda tam otomatik konumdayken hiçbir müdahaleye gerek bırakmadan..