Hokus Pokus veya Arap sabunu..
Turgut Yüksekdağ

07.02.2010 - 20:21

Otomobilimiz hep “ilk günkü” gibi olsun istiyoruz.

Pırıl pırıl olsun, ışıl ışıl olsun, hele o ilk günkü kokusu var ya, kapıyı açtığımızda hep o cezp edici koku karşılasın bizi. Jantları, lastikleri pırıl pırıl olsun, boya yüzeyinde harelenmeler, kılcal çizikler olmasın, reçineler olmasın…

Aslında ne kadar masum, ne kadar olası istekler değil mi? Otomobilin ilk günkü ışıltısı ve pırıltısı ile kapımızın önünde durmasını istemekten daha doğal ne olabilir ki? Hayatımızın en keyifli anları değimlidir otomobilimizle birlikte geçirdiğimiz zamanlar. Otomobil değil midir hayatımızın keyfi?

Otomobil hayatımızın içinde bu kadar yer etmişken, otomobilin ilk günkü gibi olması bizim için bu kadar önemliyken otomobil bakımı neden “otomobile bakmak”tan bir adım öteye geçemez?

Türkiye’de otomobil konusunda “usta” kabul edilen, fikrine danışılan, duayenliği herkes tarafından kabul edilen bir dostumuz “sıfır km araçlara boya koruma işlemi yapılması gerekli mi?” sorusuna “yeni aracın boyasının bence 4 mevsim yaşamasından sonra korumaya alınması daha doğru bir uygulama olur” şeklinde cevap veriyor. Soru ve cevap Türkiye’nin tek otomobil gazetesinde yayınlanıyor, insanlar okuyor, fikir sahibi oluyor. Peki, korumak, temizlemekten daha kolay değil mi? 4 mevsim boyunca oluşacak ziftler, reçineler, çizikler temizlenecek, sonra parlatılacak sonra da koruma altına mı alınacak? Peki bu süre içinde ya temizlenemeyecek problemler yaşanırsa nasıl temizlenecek? Boya matlaşırsa, boya kuş pisliğine maruz kalırsa, boya asit yağmuruna maruz kalırsa nasıl temizlenecek?

Neden yazdım bunu? Otomobil konusunda duayen bildiklerimiz bile böyle çelişkili söylemlerle kafa karıştırırken biz otomobilimize nasıl bakacağız? Otomobil bakımı konusunda onlarca şehir efsanesi dolaşırken, söylenirken neye inanacağız?

Otomotiv sektörünün belki de en bilinmeyen yönlerinden birisi car care sektörü… Otomobil için çok önemli ama az bilinen hatta bilinmeyen bir sektör car care sektörü. Oysa otomobilin her noktası için ayrı ayrı üretilmiş, onlarca, yüzlerce ürün var.

Otomobil almak için, otomobile lastik almak için, otomobile koku almak için bile onlarca kişiye sorarız, mantığımızı kullanırız. Mantık süzgecinden geçirmeden en küçük bir adım atmayız. Ama en basitinden otomobil yıkatırken bile kulaktan dolma birçok bilgi ile hareket etmekten vazgeçmeyiz. Bunda duayen bildiklerimizin söyledikleri kadar sektörde yer alan firmaların sundukları yanlış bilgilerin de etkisi çok büyük.

Otomobil yıkama ile ilgili son dönemde birçok farklı uygulama çıktı. Fırça ile yıkama yerini bir süre sonra fırçasız yıkama adı altında kimyasal maddeler ile yıkamaya bıraktı. Fırçasız yıkama sonra çeşitlendi, cilalı tipleri çıktı. Buharlı yıkama, yerinde yıkama vs. vs…

Otomobiline fırçasız yıkama adı altında kimyasal ürünler ile yıkama yaptırmayan var mı? Peki bu uygulama otomobilimiz için sağlıklı mı?

Otomobil 90 – 100 km hızla giderken oluşturduğu manyetik alanın da etkisiyle otomobil boyasına yapışan partikülleri sünger de kullanmadan temizlemek için otomobil yüzeyine nasıl bir kimyasal sıkmak gerekir? Öyle bir kimyasal sıkmalıyız ki boya yüzeyindeki tüm kirleri çözecek ama boyanın verniğine zarar vermeyecek, otomobil üzerindeki plastik aksamlara zarar vermeyecek… Bu kirleri çözecek kimyasalın adı asit ama beraberinde boyanın verniği de plastik aksamlar da “gitti”. Peki cilalı şampuan ve süngerle yıkama konusunda yaşanan sıkıntı neydi de biz otomobilimize bu uygulamaları reva gördük?

Sadece otomobil yıkama uygulamasında bile bu kadar karmaşa, bu kadar mantık dışı uygulama otomobilimizin üzerinde hayat bulabiliyorsa o zaman otomobile bakmaktan öte geçemiyoruz demektir.

Ya torpidoya silikon parlatıcılar sıkmak? Silikon ile birlikte çatlayan, tamir edilemez noktalara gelen torpidolarımız bunu hak etmek için ne yaptılar?

Tuz ruhu ve kezzapla temizlenen jantlar için ne demeli.

En enteresanı da bir cila ile her türlü problemin ortadan kalkması değil mi? Bir cila sürüyorsunuz ve çizikler ortadan kalkıyor, harelenmeler yok oluyor ve otomobil ışıl ışıl oluyor. Olur mu?

Bir cila sürüyorsunuz ve her şey muhteşem oluyor… Hayır, sadece kullanılan cila çok yoğun silikon içeriyor. Çok yoğun silikon içerdiği yağ ile de otomobil üzerinde parlama etkisi yaratıyor ve her türlü kusuru kapatıyor. Her şey kısa süreli bir hokus pokustan ibaret. Üç yıkama, dört yıkama sonra her şey yeniden ortada.

Mantık… Mantıklı düşündüğümüzde aslında tüm soruların cevabını verebiliyoruz. Otomobil üzerinde sihir olmaz. Sihirle yapılacak işler değil bunlar. Ama inanıp teslim ediyoruz sihirbazlara, sihirli ürünlere.

“Otomobil üzerinde hokus pokus olmaz” cümlesini anlayabildiğimizde yolun büyük bölümünü geride bırakmış oluyoruz.

En iyisi bugüne kadar bilinen her şeyi unutmak. Bilgi kirliliği yerine sıfır bilgi ile her şeye yeniden başlamak en iyisi. Mantığı öne almak, soru sormak, sorular sormak. Hayatımızın en büyük keyfi otomobilimiz için mantığımız kabul edene kadar soru sormak.

Ya da sormayalım soruları…

“Lastiği en güzel arap sabunu parlatır”a inanmaya devam edelim.

Okunma: 4019
Yazarın diğer yazıları
Kullanıcı Adı:
Şifre:
TEKNİK BİLGİLER
Hız sensörleri
ABS, hız sensörleri sayesinde lastiğin ne kadar hızla döndüğünü sürekli gözetim altında tutarak, olası ani bir frende oluşturması gereken fren gücünü ve bu gücü uygulayacağı frekansı belirliyor.