Otomobilimi kim temizleyecek?
Turgut Yüksekdağ

15.02.2010 - 09:31

Son dönemin en gözde iş kollarından birisi oto yıkama, oto kuaför açmak. Bu kadar çok otomobilin olduğu bir ülkede çok da doğal bir gelişme bu aslında. Otomobiller yıkanacak, temizlenecek ve bunu yapacak işletmeler her zaman olacak. Fotoğrafın görünen yüzüne baktığımızda da bu işin gözde olması çok doğal görünüyor.

Fotoğrafın en görünen yanı işin çok kolay olduğu. Bunun yanında yatırım maliyeti çok düşük, genel giderleri düşük, kar marjı çok yüksek. Çek yok, senet yok, vade yok… Ne kadar cezbeden, çekici bir fotoğraf değil mi yeni yatırımcılar için?

Önceki yıllarda her cadde de her köşe başında karşımıza çıkan yıkamacılar bir süre sonra oto kuaför konsepti ile karşımıza çıktı. Dünya’da car care service olarak uygulanan hizmetler bütünü Türkiye’ye oto kuaför olarak uyarlanmış oldu böylece.

Son yıllarda ise bu köşe başında gördüğümüz oto yıkama noktaları, oto kuaförler Türkiye’nin en önemli alış veriş merkezlerinde yer almaya başladı. Bir nevi alış veriş merkezlerinin olmazsa olmazı oldu oto kuaförler. Alışveriş merkezlerinin daha temel atılmadan oto kuaför anlaşmaları yapılıyor. Bu işte çok büyük bir rant var, ya da öyle zannediliyor.

Otomobille ilgili çalışan her alt sektörde olmazsa olmaz bir kural var; otomobili seveceksiniz… Otomobili seveceksiniz, aksi takdirde başarılı olamazsınız.

Otomobil alırken, otomobil satarken, otomobili tamir ederken kısaca otomobile ilgili her alanda otomobili sevmek gerekiyor. Sevmezseniz başarılı olamazsınız.

Ama en çok da car care sektöründe otomobili sevmeniz gerekiyor. Seveceksiniz, sevdiğinizi otomobile bile hissettireceksiniz. Çünkü otomobili temizlemek özel bir iş. Size temizlenmesi için bırakılan o otomobili “ilk günkü” haline getirmek için yaptığınız çalışmalar iki sevgilinin birbirine dokunuşu gibi olmalı. Onun neye ihtiyacı olduğunu bileceksiniz, ihtiyacı alan her şeyi ona yeteri kadar vereceksiniz.

Otomobil temizlik, bakım ve koruma hizmetleri çok büyük uzmanlık ve profesyonellik gerektiriyor. Yoğun geçen bir kış sezonunu geride bıraktık. Otomobil yüzeyi çok büyük bir savaşı geride bırakmış gibi şu anda. Kar, buz ve yola dökülen tuzların otomobil üzerinde yarattığı tahribatı tahmin etmek mümkün değil. Aşağıdaki fotoğraflar otomobil yüzeyinin kış sonrasındaki tahribatı bir nebze de olsa gözler önüne serebilir sanıyorum.

Kış mevsimi öncesinde “gerçek” anlamda boya koruma uygulaması yapılmış yani makyaj yapıp gönderilmemiş otomobil yüzeyi mikroskop altında böyle gözüküyor:

Boya koruma yaptırmadan kışa girmiş ve hafif kış şartlarına maruz kalmış boya yüzeyi ise böyle:

Ve boya koruma yaptırmamış başta tuz ve asit yağmurları olmak üzere kışın tüm ağır şarlarına maruz kalmış otomobil yüzeyi ise ne yazık kibu duruma geliyor:

Özellikle son görüntü ne kadar korkutucu değil mi? Ama gerçek.

Otomobillerimizi seviyoruz ama kış bittiğinde artık bu haldeler. Savaş geride kaldı, kış geride kaldı. Şimdi otomobillerimizi yeniden eski ışıltısına, pırıltısına kavuşturma zamanı.

Şimdi dönüyoruz tekrar başa. Bu otomobilleri kime teslim edeceğiz?

Otomobilinizi kim sizin kadar sevecek? Kim onu ilk günkü haline getirecek “gerçek” uygulamaları yapacak? Çek yok, senet yok, vade yok, bundan karlı iş yok diyerek açılan oto kuaförleri mi yoksa ben otomobili seviyorum, bu işi yapmayı çok seviyorum diyeni mi?

O zaman soru sorun; hangi ürünleri kullanıyor, hangi teknolojiyi kullanıyor, ürünlerin sertifikaları var mı, personeli eğitim almış mı, uygulamalar kaç saat sürüyor, uygulamanın garantisi ne kadar?

Seçim sizin… Kim otomobilinizi sizin kadar seviyor?

Okunma: 3310
Yazarın diğer yazıları
Kullanıcı Adı:
Şifre:
TEKNİK BİLGİLER
VVT-i
Toyota’nın Variable Valve Timing-intelligence (akıllı değişken supap zamanlama) teknolojisi başlangıçta üst sınıf otomobillerde kullanılmaya başlandı ama artık küçük sınıftaki otomobillerinde de kullanılıyor. Sistem, supapların..