Mahir Bayındır'dan Renault Fluence izlenimleri..
Mahir Bayındır

19.03.2010 - 13:33

Renault Fluence dış görüntüsü ile Renault 2010 modellerinden itibaren uygulamaya koyduğu yeni dış tasarım kavramının tüm özelliklerini taşıyor. Araç hatları itibari ile daha büyümüş ve segmentindeki tüm diğer araçlardan farklı yeni stili ile ve boyutları ile yollardaki diğer araçlar arasında farklı algılanmayı başarıyor.

Aracın içine girdiğimizde açık renkli iç dizayn ve aracın aydınlık yapısı özellikle kış şartları ve ağır trafik altında sürücüsüne ve yolcularına ferahlık veriyor. Ön göğüs, döşeme rengi, halılar, direksiyon, vites kolu hepsi açık bej, gerçekten son derece zarif ve aydınlık. Renault Fluence segmentindeki araçlara göre en uzun boyu ile yol karakteristiklerini olumlu etkilemekten öte gerek önde, gerek arkada oturma alanı olarak son derece yeterli bir alanı kullanıcılarına sunarken oldukça büyük bir bagaj hacmini yaratmayı başarmış. Motor sesi rölantide tüm dizel motorlu araçalarda olduğu gibi hissedilse bile, hareket ile birlikte yol ve rüzgar sesi Megane’a göre azalmış.

Renault’un Fluence serisi arzu edildiği takdirde ilave aksesuar olarak navigasyon sisteminden deri koltuğa lüks otomobil segmentinde tüketiciye sunulan bir çok opsiyona sahip. Navigasyon sistemi TomTom’un Türkiye için uygulamaya koyduğu yazılım ile çalışıyor. Navigasyon sistemlerinin özellikle Avrupa ve Amerika’daki uygulamaları ile mukayese ettiğimizde Türkiye’deki tüm navigasyon sistemlerindeki data eksikliği burada da göze çarpsa bile, bunun TomTom’un yapacağı altyapı çalışmaları ile aşılacak bir zaman sorunu olduğunu biliyoruz. Navigasyon ekranı konumu itibarı ile güneş ışığı altında gözükmüyor. Ancak güneş koruması için gereken büyüklüğün de ön tabloda görüntü bütünlüğünü bozduğunu biliyoruz. Bu bir tercih meselesi.

Aracın içine bindiğinizde sürücü elektronik anahtarı yuvasına sokmak istediğinde genelde birinci viteste terk edilen aracın vites kolu sizi engelliyor. Bence anahtar yuvasının ve marşın ön konsolun en alt noktasında konumlandırılmış olması yanlış.

Aracı kullanmaya başladığımızda ilk dikkatimizi çeken Fransız otomobillerinde rastladığımız aşırı yumuşak süspansiyonun bu otomobilde olmaması. Fluence’nin süspansiyonu Alman araçlarını andıran bir diriliğe sahip ve bu bizim sevdiğimiz bir şey. Süspansiyonun bu farkı Megane ile mukayese ettiğimizde aracın gerek yol tutuş, gerek handling özelliklerini doğal olarak olumlu etkilemiş.

105 HP gücündeki motoru ile Fluence segmentteki aynı hacimdeki ve ağırlıktaki otomobiller ile mukayese edildiğinde gerek performans, gerek elastikiyet açısından bu sınıftaki araçların üst düzeyindeki modellerinin arasında yerini alıyor.

Kullandığımız araç test süresince şehir içi yollarda ve ağır trafikte ortalama 7.2 lt/100km sarfiyat ile tüm diğer Renault’lar gibi son derece ekonomik yakıt tüketimi değerleri verdi. İstanbul’un ağır trafik koşulları göz önüne alındığında bu rakamın maksimum tüketim değeri olduğunu her zaman kabul edebiliriz.

Netice olarak Renault sevenlerine önceki emsallerine göre daha büyük, daha rahat ve ferah, sessiz ve daha iyi yol tutan, aynı zamanda görüntüsü ile farklı bir otomobil sunmayı başarmış.

Mahir BAYINDIR

Okunma: 10228
Yazarın diğer yazıları
Kullanıcı Adı:
Şifre:
TEKNİK BİLGİLER
Uzun huzmeli farlar
Uzun huzmeli far geliştirilirken, kısa huzmeli farlar ile açısal olarak entegre çalışması planlanmıştır. Uzun huzmeli farların yolun daha ilerisindeki objeleri görünür hale getirmesinin mantığı, aydınlatma ışık kaynağının, odak..