WRC ,Formula 1 ve Olimpiyat sevdası
Mustafa Uyal

22.04.2010 - 14:47

Garip bir milletiz. Günlerce Fenerbahçe Beşiktaş maçını konuştuk ardından hakemini konuşuyoruz.. Bihter ile Behlül’ün maceralarını bilmeyen yok. İzmir’de komşu haradaki yarış atlarına “tecavüz” eden sütçü beygiri ana haberlere çıktı. Ama bu arada dünyanın en önemli motorsporları organizasyonlarının biri olan Dünya Ralli Şampiyonası Antalya’ya da değil , 13 milyon nüfuslu İstanbul'a , klasik Asya tarafı parkurlarımıza kadar geldi. Schumacher’in ralli versiyonu “abone şampiyon” Sebastian Loeb geldi, rakipleri Hirvonen geldi , Sordo geldi hadi onları duymadınız Formula Bir’in en önemli isimlerinden biri Kimi Raikkonen geldi. Bu arada bir sürü yabancı ralli sever, dünyanın her yerinden spor gazetecileri televizyonlar geldi.. Geldi de ne oldu? Bizler gitmedik. Bu müthiş pilotlar müthiş otomobilleriyle boş parkurlar önünde inanılmaz bir mücadele verdiler.Duyan oldu tabii ama duymayan sayısı o kadar fazlaki..Burada bir özel ödül (!) Medyaya gidiyor. Bu organizasyon henüz bir hayalken “Türkiye’ye gelir mi gelmez mi? Becerebilir miyiz?”diye konuşulurken bunu milli mesele haline getiren gazetelerin yazdığı ne? ” İstanbullu’nun işkencesi başlıyor”..neymiş efendim seyirci özel etabı için ve temsili start için iki üç yol kapanacakmış. Metrobüs her yoldan çıktığında 10 saat yolda kalan, sabah akşam her gün Köprü işkencesi çeken, yol inşaatları 50 yıldır devam eden bu şehirde yaşayan İstanbullu’nun işkencesi ne zaman bitmiş ki? Her devlet büyüğü geldiğinde kapatılan yollar sanki başka yollar.. Bu tür organizasyonları istemiyorsanız açık söyleseydiniz veya pilotları da bir nedenle ihbar edip havalimanında tutuklatsaydınız..açıkçası, bir oyuncağı aldırana kadar alışveriş merkezini inletip aldıktan sonra fırlatıp atan çocuklar gibiyiz.


Medyanın ne yapmadığı belli, gelelim seyircilere. Sorun bakalım o günlerde bir çok sözde meraklı ne yaptı? İstanbul’un onlarca müzesinden birine mi gitti, Eyüp Piyer Loti’ye mi çıktı, Vapurla Boğaz turu mu yaptı yoksa bir yerlerde trafik sıkıntısında boğazı uzaktan görüp yemek yemeye mi çalıştı? Yoksa standart olarak evde mi oturdu.Hangi cevabın daha çok olduğu malum. O halde sorulması gereken bir başka soru da bu adamlar niye evde oturdu? Bedava izlenilen bir dünya organizasyonuna neden gidilmez? Cevabı alınca bir çok İstanbullu’nun bu organizasyondan haberdar olmadığını anlarsınız. Yani ciddi bir iletişim eksikliği var ve bu büyük organizasyonu duyuramayan Federasyon’a da jüri özel ödülü vermek gerekir. Çünkü,1970 li yıllarda Günaydın Türkiye Rallisini manşetlerden izleyen ,her etap sonunu, her virajı dolduran seyircileri hatırlayanlar, İzmir de yapılan Konak pist yarışlarında Marlboro’nun yoğun tanıtımlarıyla parkur etrafında 100.000 kişi toplanabildiğini bilenler bunu neden tanıtılmadığını, bunu bir işkence olarak lanse eden gazeteleri kontrol edememeyi , tüm magazin malzemesi kadınların dekoltelerini anında izleyen televizyonların ilgisizliğini sorguluyorlar. Zamanında bu organizasyonların nasıl seyirci çektiğini yaşamış sporcu ve meraklılar özellikle F1 Türkiye’ye geldikten sonra binlerce seyirci çeken virajların tenhalığını, tüm gelişmelere rağmen sporun gittikçe neden ilgisizlik çukuruna düştüğünü merak ediyorlar. Bu geri gidişe federasyon müdahele etmezse kim yapacak?

Ralli izlemekten eski günlerdeki toz toprak içinde aç susuz kalma ilkelliği yüzünden korkanlar varsa sadece bu yarıştan bir örnekle cevap verebiliriz. Castro Ford Rally ekibinin inanılmaz bir ağırlama ve seyirci organizasyonu yaptığını, son derece medeni şartlarda keyifle ralli izlenebildiğini ve bunun isteyen herkese cömertçe açıldığını söylemek ve ilgilileri kutlamak gerekiyor. Yani isteseydiniz bir elinizde içeceğiniz ötekinde fotoğraf makineniz en iyi seçilmiş noktalarda bu şöleni izleyebilirdiniz. Bu ağırlamalar için kurulmuş standları görünce insan keyifleniyor ama sonuçta seyircisiz bir ralli..

Ne diyelim ki? Bir de olimpiyat düzenlemek istiyoruz. Peki isteyelim ve alalım, ama lütfen öncelikle Formula Bir ve WRC ‘nin halini gördükten sonra örneğin kürek, atıcılık veya okçuluk benzeri sporların kaç kişi tarafından izleneceğini düşünelim. Paramıza ve emeğe yazık değil mi?..Son söz de Futbol federasyonunu, Basketbol federasyonunu eleştirenlere Motorsporları’nın durumunu görmeden karar vermeyin, yatın kalkın dua edin..

Okunma: 3475
Yazarın diğer yazıları
Kullanıcı Adı:
Şifre:
TEKNİK BİLGİLER
Sıralı motor
Sıralı olarak adlandırılan motorların silindir yerleşimleri tek bir çizgi üzerindedir. Sıralı düzendeki motorlarda pistonlar arasında herhangi bir açı bulunmamaktadır. Birbiri ile eşit aralıklarda yerleştirilen silindirlerden oluşan..